Akşamüstü güneşi Meriç nehrinin sularında yavaş yavaş süzülürken,tam karşıdan tüm heybetiyle ortaya çıkar Selimiye.Rüzgar naif dokunuşlarıylabir Sarayiçi’nde bir Karaağaç’ta..Hüzün ve neşenin soyut birleşimleri somutlaşıyor o dört minarenin altında..Akşam yaklaşıyor.
Selimi’yenin bahçesi ayrı bir dünya..Sırtımı dayamışım bir ağaca,ayaklarım buz gibi toprağa kavuşmanın hazzı içerisinde.Minarelerden yükselen sesle huzur buluyorum,arınıyor ruhum tüm kirliliklerinden.İnsanlar da benimle aynı duyguları paylaşıyor olacaklar ki bu derece kalabalık etraf..Biraz ileride ağaçlar arasında koşuşan ufaklıklar,yüzlerinde alışık olunmayan,tarifsiz bir tebessüm..Cami kapısında mesken tutmuş bir falcı teyze,maneviyatın zirve yaptığı bu mekana biraz tezatlıkla birlikte ayrı bir hoşluk veriyor..
Şehrin en yüksek tepesi burası..Selimiye..!Bahar aylarında ayrı bir ruh var burda..Selimiye’nin hemen altındaki Arasta’dan süzülüp gelen meyve sabunu kokusunu çekiyorum derin derin..Bu kokuyla şehrin gerçekten büyülü olduğuna inanmaya başlıyorum..
Biraz ötede kalabalık bir grup..Başka bir şehirden gelmişler muhtemelen,şehre yabancı oldukları her hallerinden belli.Şaşkın gözlerle etrafı inceden inceye süzüyorlar.Tava ciğercilerin gözleri kafilenin üzerinde..Ee Edirne’ye gittim de bir tava ciğeri yemedim derlerse ayıp zaten..
Güneş usul usul Meriç nehri ile vedalaşıyor.Sokak lambaları yanmaya başladı,insanlar evlerine doğru koşturmaya başladılar.Çocuklar oyununu binbir zorlukla bırakıp eve girme telaşında..Bense Edirne’ye son bir kere daha bakabilmenin buruk sevincini yaşıyorum..Aynalı süpürgelerin pırıltıları,meyve sabununun sihirli kokusu..Hatta kokusundan nefret ettiğim tava ciğeri..Selimiye’yi arkamda bırakıp gidiyorum güneşin battığı yere doğru..
Popularity: 1% [?]





Yorumlar
No Responses to “selimiye’de bir akşamüstü”