Yazmak ne kolaydır yaşadıklarını yazmaya değer bulana..Ve yazmak ne zahmetlidir yazacak tek kelime bulamayana!Taşmaya hazır nehirler var içimde..Öyle nehirler ki,sanki önüne çıkan her engeli bir hamlede suyuna katıp yıkacak,sürükleyecek tüm hayal kırıklıklarımla birlikte..Hayal kırıklıklarım..Düşündüm de,uzun zaman olmuş ben hayal kurmayalı..Yıllar önce ”bak böyle dünya daha güzel!” deyip gözüme geçirdikleri pembe camlı gözlükleri nereye,ne zaman fırlatıp attığımı dahi hatırlamıyorum..Hayalsiz daha yaşanabilir halde dünya.Kırıksız döküksüz,temiz en azından..Acı olan yanı şu aslında,insan o pembe gözlüklerle gördüklerini seneler sonra nefretle anıyor.Hani derler ya,hayat kitaplarda anlatıldığından çok farklı,yaşamadan öğrenemezmiş insan..Kim demişse anlından öpeceğim!
Dünya almış başını gidiyor,savaşlar,katliamlar…Bense gelmiş burda,örümcek ağına takılmış bir sinek misali,acı gençlik tecrübelerimden yakınıp duruyorum..Ama benim bakış açım bu yöne kilitlenmiş,kimbilir..Belki de bu da benim savaşımdır!Kendi içimde katlettiğim onca insanı kusuyorumdur sayfalara..Hayatıma giren,girmeye çalışan,çıkan ya da çıkarttığım,çıkmak zorunda kalan,giren ama çıkmayan,çıksa bile içeride ağır hasarlar bırakan,değer verdiğim ya da sıradan olan sayısız insan..İsimlerini bile hatırlamadıklarım belki de..
Aslında her zaman barıştan yana olmuşumdur.Reel dünyada en azından..Farkında olmadan bir iç savaşa girmiş oldum bu gece..Artık ”neden”diye sorgulamıyorum kendimi ve başkalarını..Çünkü biliyorum ki kimse bana isteyerek,kasıtlı olarak zarar vermedi ve yine eminim ki ben de öyleyim..Çünkü kötü insan diye birşey yoktur.İnsan nasıl ve neden kötü olsun ki!Kim içinden geçirir ”Bugün mutlaka bir kötülük yapmalıyım nihaha!”diye?Kötü dediğimiz kişiler,belki de kötülük yaptıklarının farkında bile değiller ve hatta iyilik yaptıklarını düşünüyorlar..Düşünsenize bir,o ya da bu sebeple bizden nefret eden bir sürü insan vardır mutlaka,ya da nefret ettiğimiz..Bu insanların hepsinin birden kötü olması ne kadar mantığa sığabilir bir düşüncedir ki?
İnsanların neden bu kadar keskin çizgileri var acaba?Bir şey ya iyidir onların nazarında ya da kötüdür..İkinci bir ihtimal neden yok?Ya dünyaya küsmüş mutsuzdurlar ya da mutluluktan dört köşedirler..Bazen ben,insan olmadığım düşüncesine bile kapılıyorum!
Pembe camlı gözlüklere geldim yine..O gözlükler takıldığı zaman herşey mükemmeldir..En tipsiz adam bile dünya güzeli,viran,yıkık bir ev Boğazda bir villaya dönüşüverir.(bkz.keskin çizgiler)Eee,peki çıkarılabileceği hiç hesaplanmaz mı bu gözlüklerin?Hesaplanmaz efendim,kural budur..Gençken o gözlükler takılacak,bir kaç sene afiyetle kullanılacak,sonra çıkarılıp bir kaç sene gerçeklerle yüzleşilip ağlanıp sızlanılacak ”Vay efendim ben bunu niye göremedim?”diye..Sonra da hayal kurmaya tövbe edilecek,uslu uslu yaşanacak!Bu kuralları kim koydu peki?
Velhasıl kelam,bu pembe camlı gözlüklerin yanısıra,envai çeşit renkte gözlükler de varmış..Bunu öğrendiğimde iş işten çoktan geçmişti gerçi ama,geç olsun güç olmasın demiş atalarımız ki sanırım benim ki hem geç hem de biraz güç oldu.İşime ahirette dair yaramayacak kadar gereksiz ve sayısız tecrübelerimden sonra gözlüğün ne kadar gereksiz bir nesne olduğunu da farkettim çıplak gözle dünyaya bakınca..Hergün milyonlarca esma pırıltısıyla tanıştım,onlara bir sarraf hassasiyetiyle,gözlerimi kocaman kocaman açarak baktım..
Dedim ya en başında,dolu dizgin nehirlerim var içimde diye..Artık o kadar duru ki sularım..Hiç bir fırtına bulandıramaz kolay kolay..Keskin çizgilerimi de,gözlüklerimi de sildim attım hayatımdan..Şimdi gerçeği saf olarak görebilmenin verdiği güvenle çağlıyor sularım…
Popularity: 1% [?]






Yorumlar
No Responses to “pembe camlı gözlüklere ithafen”