keyifce

yaptığın işten keyif al

Advertisement

Archive for the ‘ ortaya ’ Category

yalnızlığa tanıklık

By hayalperestim on Ağustos 27, 2009

sokak-lambasi

Gece soğuk,gece ürpertici..Geceler midir insana yalnız olduğunu hatırlatan?Yoksa insan mıdır hatırlamak için geceyi bekleyen?Hangi yönden baksan aynı sonuç:yalnızsın!Hayatının sonuna kadar da yalnız kalacaksın..Bu böyledir çünkü,kimse kimsenin yalnızlığını paylaşamaz..Şairin de dediği gibi:Yalnızlık paylaşılmaz,paylaşılsa yalnızlık olmaz!

Sokak lambasının aydınlattığı bir gecedeyim şimdi.Dışarıda rüzgardan başka ses eden yok.Sessizlik ama huzursuz bir sessizlik..Sanki an gelecek arka fondan bir korku filmi müziği çalmaya başlayacak,gölgeler canlanacak,korkular dirilecek!Hayalperestlik bu sanırım..Her gece aynı korkuları yaşayıp sabah olunca ‘Aptal gördün mü?Hiç birşey olmadı,olmayacak..Şu saçma sapan korkularından kurtul artık!’deyip,gece olunca yeniden korkulara bürünmemi anlamlandırabilmiş değilim..

Yalnızlık..İnsanlar neden evlenir diye düşündüm bu akşam.Madem yalnızlıklarını paylaşamayacaklar,o zaman ne diye bir insanla hayatlarını paylaşmayı arzularlar?Tutkudan mı,aşktan mı..Ben yine böyle gereksiz düşüncelerimle boğuşurken,televizyondan gelen sese takıldı kulağım..’İnsanlar neden evlenir biliyor musun?’dedi ses ve devam etti:’Yeryüzünde milyonlarca insan yaşıyor..Sen ise onlardan sadece bir tanesisin.Yani aslında hayatının hiç bir değeri yok bu yönden bakınca..Milyonlarca hayat içinde bir tanenin ne önemi olabilir?İşte insanlar bu yüzden evlenirler..Senin hayatın benim için önemli..Ve ben senin hayatına tanıklık etmek istiyorum..Yaşadıklarına tanıklık etmek için seninle yaşamak istiyorum..’Evet fazla romantik olduğunun ben de farkındayım!Ama gerçeklik payı çok fazla bana kalırsa.Hayatı paylaşmanın gerçek yönü bu olabilir ancak.Bir insana değer vermenin ne olduğunu çok iyi tanımlamış senarist!

Şimdi bu saatte yalnızlıkla ilgili arabesk söylemlere hiç gerek yok kanımca..!Madem herkes yalnız,bunu bir dert haline getirmeye de gerek yok,kimseye özel bir duygu değilmiş bu!Paylaşılmıyormuş da zaten bu meret..Bu durumda yapılacak en güzel şey,birilerine tanıklık etmek demek ki..

Popularity: 74% [?]

pembegozluk

Yazmak ne kolaydır yaşadıklarını yazmaya değer bulana..Ve yazmak ne zahmetlidir yazacak tek kelime bulamayana!Taşmaya hazır nehirler var içimde..Öyle nehirler ki,sanki önüne çıkan her engeli bir hamlede suyuna katıp yıkacak,sürükleyecek tüm hayal kırıklıklarımla birlikte..Hayal kırıklıklarım..Düşündüm de,uzun zaman olmuş ben hayal kurmayalı..Yıllar önce ”bak böyle dünya daha güzel!” deyip gözüme geçirdikleri pembe camlı gözlükleri nereye,ne zaman fırlatıp attığımı dahi hatırlamıyorum..Hayalsiz daha yaşanabilir halde dünya.Kırıksız döküksüz,temiz en azından..Acı olan yanı şu aslında,insan o pembe gözlüklerle gördüklerini seneler sonra nefretle anıyor.Hani derler ya,hayat kitaplarda anlatıldığından çok farklı,yaşamadan öğrenemezmiş insan..Kim demişse anlından öpeceğim!

Dünya almış başını gidiyor,savaşlar,katliamlar…Bense gelmiş burda,örümcek ağına takılmış bir sinek misali,acı gençlik tecrübelerimden yakınıp duruyorum..Ama benim bakış açım bu yöne kilitlenmiş,kimbilir..Belki de bu da benim savaşımdır!Kendi içimde katlettiğim onca insanı kusuyorumdur sayfalara..Hayatıma giren,girmeye çalışan,çıkan ya da çıkarttığım,çıkmak zorunda kalan,giren ama çıkmayan,çıksa bile içeride ağır hasarlar bırakan,değer verdiğim ya da sıradan olan sayısız insan..İsimlerini bile hatırlamadıklarım belki de..

Aslında her zaman barıştan yana olmuşumdur.Reel dünyada en azından..Farkında olmadan bir iç savaşa girmiş oldum bu gece..Artık ”neden”diye sorgulamıyorum kendimi ve başkalarını..Çünkü biliyorum ki kimse bana isteyerek,kasıtlı olarak zarar vermedi ve yine eminim ki ben de öyleyim..Çünkü kötü insan diye birşey yoktur.İnsan nasıl ve neden kötü olsun ki!Kim içinden geçirir ”Bugün mutlaka bir kötülük yapmalıyım nihaha!”diye?Kötü dediğimiz kişiler,belki de kötülük yaptıklarının farkında bile değiller ve hatta iyilik yaptıklarını düşünüyorlar..Düşünsenize bir,o ya da bu sebeple bizden nefret eden bir sürü insan vardır mutlaka,ya da nefret ettiğimiz..Bu insanların hepsinin birden kötü olması ne kadar mantığa sığabilir bir düşüncedir ki?

İnsanların neden bu kadar keskin çizgileri var acaba?Bir şey ya iyidir onların nazarında ya da kötüdür..İkinci bir ihtimal neden yok?Ya dünyaya küsmüş mutsuzdurlar ya da mutluluktan dört köşedirler..Bazen ben,insan olmadığım düşüncesine bile kapılıyorum!

Pembe camlı gözlüklere geldim yine..O gözlükler takıldığı zaman herşey mükemmeldir..En tipsiz adam bile dünya güzeli,viran,yıkık bir ev Boğazda bir villaya dönüşüverir.(bkz.keskin çizgiler)Eee,peki çıkarılabileceği hiç hesaplanmaz mı bu gözlüklerin?Hesaplanmaz efendim,kural budur..Gençken o gözlükler takılacak,bir kaç sene afiyetle kullanılacak,sonra çıkarılıp bir kaç sene gerçeklerle yüzleşilip ağlanıp sızlanılacak ”Vay efendim ben bunu niye göremedim?”diye..Sonra da hayal kurmaya tövbe edilecek,uslu uslu yaşanacak!Bu kuralları kim koydu peki?

Velhasıl kelam,bu pembe camlı gözlüklerin yanısıra,envai çeşit renkte gözlükler de varmış..Bunu öğrendiğimde iş işten çoktan geçmişti gerçi ama,geç olsun güç olmasın demiş atalarımız ki sanırım benim ki hem geç hem de biraz güç oldu.İşime ahirette dair yaramayacak kadar gereksiz ve sayısız tecrübelerimden sonra gözlüğün ne kadar gereksiz bir nesne olduğunu da farkettim çıplak gözle dünyaya bakınca..Hergün milyonlarca esma pırıltısıyla tanıştım,onlara bir sarraf hassasiyetiyle,gözlerimi kocaman kocaman açarak baktım..

Dedim ya en başında,dolu dizgin nehirlerim var içimde diye..Artık o kadar duru ki sularım..Hiç bir fırtına bulandıramaz kolay kolay..Keskin çizgilerimi de,gözlüklerimi de sildim attım hayatımdan..Şimdi gerçeği saf olarak görebilmenin verdiği güvenle çağlıyor sularım…

Popularity: 1% [?]

yıldız tozu

By hayalperestim on Ağustos 17, 2009

Ruhum bedenime sığmıyor bugün..Sanki içimden ben değil de başka biri bağırıyor ”git,al başını,vur kapıyı git!”..Gökyüzünde tabak gibi bir dolunay..Lacivert her yer..Deniz lacivert,gökyüzü lacivert..Denizin üstündeki yakamoz değil de,yıldız tozu sanki..Ne kadar az yıldız var!Harp çıkmış olmalı gökyüzünde..Yıldızlar,çarpışarak parçalanmış ve tozları yeryüzüne doluşmuş..Rüzgarı içime çekiyorum,genizlerimde tuz bırakıyor,yakıyor boğazımı..Gecenin en koyu renginde martılar yüzüyor..Bulutlar,birinden kaçarmışçasına ilerliyorlar kuzeye doğru..Bir yerlere yıldırım düşüyor olmalı,yıldız tozlarına bezenmiş bir yıldırım..Ağlamaklı bir adam sesi duyuluyor,bilmem çok uzakta mı..Belki de telefonun diğer ucunda..

-Ben sandığın,aslında ben değildi..İçimde dolduramadığım bir boşluk var,sonsuz bir boşluk..Seni de bunun bir parçası haline getirmek istemiyorum..Zamanla ikimizde alışırız nasılsa..

Duyulan ses,telefondan değil,sanki milyonlarca yıl öteden geliyordu.yorgun,yaşlanmış,mutsuz bir ses..Hiçbirşey hissedemedim,telefonun kapandığını duydum sadece..Zaman dedi..Zamanla herşey düzelir,zamanla unutursun,zaman yaraları sarar.Zamanla ilgili tüm atasözleri ve deyimler tek tek geçti bir anda zihnimden..İşe yaramadıkları ortadaydı!

Suçu birine atmak ya da birini suçlamak niyetinde değilim,illa bir suçlu olması gerekmez ki zaten!Gözlerimi kapatıp,derin bir nefes aldım..Rüzgar,tuzlu denizi tekrar boğazıma kadar taşıdı..Masanın üzerinde duran iki mektup,bir kartpostal rüzgarın hızıyla uçtu..Yakalamak için çabalamadım,gidişlerini izledim uzun uzun.Yalnızlık bir karanlık gibi çökmedi üzerime..Gökyüzüne baktım,bu defa yıldızlar çarpışıp milyonlarca parçaya ayrılmış kadar fazlaydı ve iriydiler..Telefon sesinden ziyade,içimdeki sese kulak vermeyi daha mantıklı buldum düşündükçe..”Git”demişti bana..Belki de en güzeliydi..Nereye olduğunu bilmeden,sadece başka bir mevsime,başka bir takvime yolculuk..

Popularity: 1% [?]