<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>keyifce</title>
	<atom:link href="http://www.keyifce.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.keyifce.com</link>
	<description>yaptığın işten keyif al</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 22:43:39 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Sevgiyi Tuşlarla mı Yazıyorsunuz?</title>
		<link>http://www.keyifce.com/sevgiyi-tuslarla-mi-yaziyorsunuz/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/sevgiyi-tuslarla-mi-yaziyorsunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 22:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bybart</dc:creator>
				<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[asosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[geçen zaman]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Müşfik Kenter]]></category>
		<category><![CDATA[sanal sevgiler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[zamanı değerlendirmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=296</guid>
		<description><![CDATA[
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç
vaktiniz yok¦ &#8220;Fast live&#8221;, &#8220;fast food&#8221;, &#8220;fast music&#8221;, &#8220;fast love&#8221;..
Dikte ettirilen &#8220;yükselen değerler&#8221;, &#8220;in&#8221; ler, &#8220;out&#8221; lar&#8230;
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir
pencere ardında bitecek hepsi
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar¦
Size sesleniyorum¦
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten, ya da hangi
program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img710.imageshack.us/img710/9420/heartlovekeyboard150.jpg" alt="sevgi tuşu" /></p>
<p>Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç</p>
<p>vaktiniz yok¦ &#8220;Fast live&#8221;, &#8220;fast food&#8221;, &#8220;fast music&#8221;, &#8220;fast love&#8221;..<br />
Dikte ettirilen &#8220;yükselen değerler&#8221;, &#8220;in&#8221; ler, &#8220;out&#8221; lar&#8230;</p>
<p>Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir</p>
<p>pencere ardında bitecek hepsi<br />
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar¦<br />
Size sesleniyorum¦<br />
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten, ya da hangi<br />
<span><a style="color: #353533;" href="http://www.zoque.net/etiketler/program/">program</a></span> verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini ?<br />
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?&#8230;<br />
içinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille<br />
arkadaşlarınıza?</p>
<p>Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?¦<br />
öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?&#8230;<br />
Ya da Geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman Doğayı<br />
bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın<br />
tomurcuklandığını Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız<br />
arasında ?&#8230;<br />
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda ?..<br />
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız<br />
mı yetmiyor?<br />
Hayat ıskalamayı affetmez !!!<br />
Keşkelerle, tühlerle baş başa kalmadan önce.<br />
(ne acı ve ne çelişkidir ki böyle bir yorumu yine bilgisayardan<br />
iletiyorum&#8230;)</p>
<p>Müşfik Kenter</p>
<p><img class="alignnone" title="Müşfik Kenter" src="http://img59.imageshack.us/img59/8126/musfikkenter.jpg" alt="" width="590" height="275" /></p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=296&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/sevgiyi-tuslarla-mi-yaziyorsunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük İskender</title>
		<link>http://www.keyifce.com/kucuk-iskender/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/kucuk-iskender/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jul 2010 23:10:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[iskender över]]></category>
		<category><![CDATA[küçük iskender]]></category>
		<category><![CDATA[şair]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[
1964 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıfında okulu bıraktı. Ardından İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümüne girdi, 3 yıl sonra bıraktı. 1980&#8242;li  yıllardan başlayarak günümüze kadar çeşitli dergilerde şiirler, eleştiriler, denemeler yazdı. İlk şiiri Milliyet Genç Sanat Dergisi&#8217;nde, İskender Över ismiyle çıktı. Profesyonel olarak 1985&#8242;te Adam Sanat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.koxuz.org/anasayfa/files/images/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk%20%C4%B0skender.jpg" alt="küçük iskender" /></p>
<p>1964 yılında İstanbul&#8217;da doğdu. Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıfında okulu bıraktı. Ardından İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümüne girdi, 3 yıl sonra bıraktı. 1980&#8242;li  yıllardan başlayarak günümüze kadar çeşitli dergilerde şiirler, eleştiriler, denemeler yazdı. İlk şiiri Milliyet Genç Sanat Dergisi&#8217;nde, İskender Över ismiyle çıktı. Profesyonel olarak 1985&#8242;te Adam Sanat Dergisinde şiirleri yayımlanmaya başladı. Bir soyleşide edebiyatta olmak istediği yere gelmese de kendinden memnun olduğunu da belirtmiştir.<br />
Defalarca intihara kalkıştığı fakat teknik arızalar nedeniyle başarısız olduğu yönünde de söylentiler var..</p>
<p>Her şeyden önce kendisi bariz bir kitlenin çığlığı olmayı başarmıştır.Dizeleri fazla değil; olması gerektiği kadar bir iç boşaltımın ürünü. Bazen Üslubu &#8220;sokak ağzı&#8221; diye eleştiriliyorsa bunun nedeni Küçük İskender&#8217;in cesareti ve içtenliğidir.<br />
Derinlerde yaşattığı kişiliğini açığa vurduğunda tanrı katında kelimelerle oynamaya hak kazanan ,kelimelerin içinde başka kelimeler barındığına inanan farkli kelime kombinasyonlarini şiirlerinde başari ile kullanan şairi okurken tehlike sınırlarında seyreden bir cazibe ile tiksinti arasında gidiş gelişler hissedilir.<br />
Etkilendiği insanların savruk yaşamlarından kendine çıkarttığı payları okuyucusuyla  naif ve ötede bir üslupla paylaşmaktan çekinmeyen bir şairdir. Ginsberg&#8217;den, Verlaine&#8217;den, Vian&#8217;dan, Burroughs&#8217;dan bahsederken, &#8220;ben bu adamların yaşamlarına imrendim ve o yüzden bu alacalı yolu seçtim.&#8221; fikriyatından evvel, &#8220;onlar, böylelermiş ve beğenilmişler.. dışlanmışlar da!&#8221; düşüncesinin ağır bastığını net bir şekilde görebilmeyi sağlarken, hayatın şiirsel ögelerinden arınıp, kendi tabiriyle, insanlara kendi cesetlerini göstererek, saf  bir yol izlemiş; ilerlerken de, Nâzım Hikmet Ran, Attila İlhan gibi ustalardan da kendine bir şeyler katmış ,ancak özgünlüğünü sonuna kadar koruyabilmiştir.<br />
Ayrıca;<br />
Türk kültürü hakkında :&#8221;ne diyebilirim ki, kağıt kalemle oynanan çocukluk oyunlarımızdan biri &#8216;adam asmaca&#8217; olduktan sonra..&#8221; diye haklıca bir cevap vermiş,</p>
<p>hiçbir şiirini ezbere bilmemesini de:<br />
&#8220;ben sunmak için yazıyorum, reçete gibi&#8221;  diye açıklamıştır..</p>
<p>Tüm bu yazdıklarımdan sonra,<br />
bu adamı sevmemek için bir gerekçe yok sanırım..!</p>
<p>-Baa tıfıl-</p>
<p>Ben yürüyüp gittim<br />
Sen ellerini yüzümde unuttun</p>
<p>Utandım acılarımdan<br />
Utandım yalnızlığımdan<br />
On yedi yaşımızın belalı hikmetinde birden<br />
O inkisarları eden güzel hayallerimizden<br />
Ve aşktan<br />
Ve yağmurdan<br />
Utandım ben</p>
<p>Sen misketlerini yüzümde unuttun<br />
Sen hayatımda unuttun kokunu</p>
<p>Bir bidon benzin döküp hatıralarıma<br />
Tutuşturdum sevinçlerimizi. tutuşturdum<br />
Saçlarına<br />
En beğendiğim bir hüznün görkemini,<br />
Rüzgarını,<br />
Al işte sonbahar da senin olsun artık<br />
Daha ne istiyorsun benden<br />
Al işte en biçimli intihar da senin</p>
<p>Ben yürüyüp gittim<br />
Sen adalarını yüzümde unuttun</p>
<p>Utandım arzularımdan<br />
Utandım ihtiyarlığımdan<br />
Ve yağmurdan<br />
Usandım ben<br />
Ve sen: Şehrin terkettiği sepya caz oğlan<br />
Her fırsatını ani ölümümde unuttun!</p>
<p>Beni yüklenip bir yere götürdüler<br />
Sen geleceğini<br />
Yüzümde unuttun</p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=291&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/kucuk-iskender/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bedensel Engelli Şairler</title>
		<link>http://www.keyifce.com/bedensel-engelli-sairler/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/bedensel-engelli-sairler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 18:00:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[engelleri kaldır]]></category>
		<category><![CDATA[şairler]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Bir sanatçının şiirini anlayabilmek için ,öncelikle aile yapısının,sosyal hayatının,psikolojik durumunun göz önünde bulundurulması gerekir.Ayrıca yaşadığı dönemdeki toplumsal şartların da iyi bilinmesi gerekir.Bu yazımda Osmanlı döneminde 16.yy. da yaşamış bazı bedensel engelli şairler hakkında bilgi vermek istiyorum.
Şairlere geçmeden önce,Osmanlı Devleti&#8217;nin genel olarak engellilere bakış tarzının nasıl olduğunu Yavuz Sultan Selim döneminden Mustafa Çelebi örneği ile ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir sanatçının şiirini anlayabilmek için ,öncelikle aile yapısının,sosyal hayatının,psikolojik durumunun göz önünde bulundurulması gerekir.Ayrıca yaşadığı dönemdeki toplumsal şartların da iyi bilinmesi gerekir.Bu yazımda Osmanlı döneminde 16.yy. da yaşamış bazı bedensel engelli şairler hakkında bilgi vermek istiyorum.</p>
<p>Şairlere geçmeden önce,Osmanlı Devleti&#8217;nin genel olarak engellilere bakış tarzının nasıl olduğunu Yavuz Sultan Selim döneminden Mustafa Çelebi örneği ile ortaya koyalım:</p>
<p>Uzun yıllar defterdarlık yapan Mustafa Çelebi,gut hastalığına tutulur ve hareket edemez hale gelir.Buna rağmen görevine son verilmeyerek,padişahın huzuruna sedye ile getirilmesi uygun görülür.Devletin maliyesi hakkında rapor vereceği zaman iki divan çavuşu sedyeyle arz odasının kapısına kadar getirirler,ondan sonra da yerine taşırlarmış.</p>
<p>Bu ,örnek alınması gereken bir durum.Ne engeli olursa olsun,işleyen bir beyin var..</p>
<p>Tüm engelli şairleri tek tek tanıtmak mümkün olmadığından,ben aralarından en dikkatimi çekeni burada paylaşmak istiyorum.</p>
<p>Şairimizin adı &#8221; ŞAVUR&#8221;.Sultan Bayezid dönemi şairlerindendir.Kastamonu&#8217;da doğmuş,İstanbul&#8217;da şöhrete ulaşmıştır.Mesken edindiği meyhanenin merdiveninden düşer ve ayağı kırılır.Dostları bu olayın ona ders olacağını ve şarap içmeyi bırakacağını düşünürken,o ayağının kırıklığını bahane ederek mescide hiç gitmez,topallayarak meyhaneye koşar ve eskisinden daha fazla içermiş.<br />
Birçok şehirde kadılık görevinde bulunmuş.Devlet,topaldan kadı olmaz demeyip onu görevde tutarken,şair arkadaşları şiirleriyle onu rahatsız etmekten geri kalmazlar.</p>
<p>&#8221; Şavur-ı a&#8217;rec kim bugün akza&#8217;l-ı kuzat<br />
   Bin yıl ki tahsil eylese Araç onun mi&#8217;racıdır.&#8221;<br />
(şimdilerde topal Şavur büyük şehir kadılığını istemektedir,ancak bin yıl daha öğrenim görse de onun yükselebileceği yer Araç&#8217;tır/ Taili)</p>
<p>Şavur ise kendinden çok emin,bu makamı hakettiğine inanmaktadır:</p>
<p>&#8221;Ta&#8217;n eyler imiş bana ayaksız deyü cühhal<br />
N&#8217;ola ayağum yooğ ise her fende elüm var&#8221;</p>
<p>(Cahiller beni ayağım yok diye ayıplarlarmış.Ayağım yoksa ne olurmuş?Ben her çeşit bilgiye sahibim,her fende elim var)</p>
<p>Şavur&#8217;un dışındaki diğer bedensel engelli şairlerimizin de isimlerini vermek istiyorum:</p>
<p>Fazli-i Leng<br />
Özri<br />
Seliki<br />
Meyli<br />
Katibi</p>
<p>16yy.da, engellilere verilen değerin 21.yy.da da verilmesi dileğiyle..</p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=288&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/bedensel-engelli-sairler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>çiğsin dediler</title>
		<link>http://www.keyifce.com/cigsin-dediler/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/cigsin-dediler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 16:58:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bybart</dc:creator>
				<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[aruz]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[can sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[dönmedolap]]></category>
		<category><![CDATA[düz yazı]]></category>
		<category><![CDATA[eğlen coş]]></category>
		<category><![CDATA[hamdım yandım piştim]]></category>
		<category><![CDATA[kalifiye]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[öğüt]]></category>
		<category><![CDATA[sekolin]]></category>
		<category><![CDATA[uyak]]></category>
		<category><![CDATA[zengin kafiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=283</guid>
		<description><![CDATA[Gençlik ateşini söndürebilir mi sıkıntılar? Varsın olsun hayatım zindan.  İşsizlik, sevgili, hastalık, kavga, gürültü geçiyor hayat.  Geziyorum kafama göre hayatın tadına var, eğlen coş.
Ne işsizlik beni çökertebildi. Ne de yaşadığım sıkıntılar. Kalifiye olamadım hiç bir işimde aşkta da,günlük yaşamda da. Etrafıma bakıyorum da  olumlu,olumsuz konuşan çok. Herkes bir öğüt veriyor aslında hiç duygu yok. Adam [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlik ateşini söndürebilir mi sıkıntılar? Varsın olsun hayatım zindan.  İşsizlik, sevgili, hastalık, kavga, gürültü geçiyor hayat.  Geziyorum kafama göre hayatın tadına var, eğlen coş.</p>
<p>Ne işsizlik beni çökertebildi. Ne de yaşadığım sıkıntılar. Kalifiye olamadım hiç bir işimde aşkta da,günlük yaşamda da. Etrafıma bakıyorum da  olumlu,olumsuz konuşan çok. Herkes bir öğüt veriyor aslında hiç duygu yok. Adam bana anlatıyor ama sanki konuşuyor duvara. Kulağım onda ama aklım başka tarafta. Herkes kendi derdinde, her koyun bacağından asılır. İyilik yapar gibi görünüp aslında sinsilik yapılır. Fayda gelmeyecek yere kimse yapmıyor yardım. Bu yazımdada içimden geleni yazdım. <span style="color: #888888;">&#8220;Hamdım piştim&#8221; yandım, çiğsin dediler.</span></p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=283&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/cigsin-dediler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tartışma ve Türleri</title>
		<link>http://www.keyifce.com/tartisma-ve-turleri/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/tartisma-ve-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 May 2010 23:59:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[keyf-i edebiyye]]></category>
		<category><![CDATA[açık oturum]]></category>
		<category><![CDATA[araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[dönem ödevi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[münazara]]></category>
		<category><![CDATA[panel]]></category>
		<category><![CDATA[powerpoint]]></category>
		<category><![CDATA[sempozyum]]></category>
		<category><![CDATA[tartışma türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tartışma ve Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[Tartışma ,aslında günlük hayatımızda farkında bile olmadan defalarca karşımıza çıkan bir kavram.Tabi ki bahsettiğim tartışma kavga etmek,hakaret etmek manasındaki tartışmayla aynı anlamı taşımıyor.Bir öğretim aracı olan tartışma,kişilerin karşılıklı olarak belirlenen bir konuda fikirlerini beyan etmesidir.Tartışmanın amacı,konu hakkında fikirleri ortaya koymak,sorunu çözmek ya da muhatabın zayıf yönlerini ortaya koymaktır.
Tartışmayı bir başkan yönetir.Başkan konuyu belirler,ve tartışmacılara bildirir.Konuşmacıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tartışma ,aslında günlük hayatımızda farkında bile olmadan defalarca karşımıza çıkan bir kavram.Tabi ki bahsettiğim tartışma kavga etmek,hakaret etmek manasındaki tartışmayla aynı anlamı taşımıyor.Bir öğretim aracı olan tartışma,kişilerin karşılıklı olarak belirlenen bir konuda fikirlerini beyan etmesidir.Tartışmanın amacı,konu hakkında fikirleri ortaya koymak,sorunu çözmek ya da muhatabın zayıf yönlerini ortaya koymaktır.</p>
<p>Tartışmayı bir başkan yönetir.Başkan konuyu belirler,ve tartışmacılara bildirir.Konuşmacıların konu dışına çıkmalarını engeller ve konuşma sürelerini belirler.Başkan herkese eşit süre verir.İsterse konuşmacılara sorular sorabilir ya da kısa özetlerle konuyu toparlayabilir.</p>
<p>Tartışmanın en mühim ögelerinden biri konudur.Tartışma konusu dikkatle seçilmelidir.Kanıtlanmış konular üzerinde durulmamalı;konu ,tartışmaya değer bir nitelik taşımalıdır.</p>
<p>Tartışmaya katılanlar belirlenen konudan uzaklaşmamalıdır.Taraflar birbirlerine saygılı olmalı,birbirlerinin sözünü kesmemelidir.</p>
<p>TARTIŞMA TÜRLERİ</p>
<p>AÇIK OTURUM</p>
<p>Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun, uzmanlarınca bir başkan  yönetiminde dinleyici grubu önünde tartışıldığı konuşmalara açık oturum  denir. Açık oturum, büyük bir salonda dinleyiciler önünde  yapılabileceği gibi stüdyoya davet edilen dinleyiciler önünde veya  dinleyici grubu olmadan da radyoda ya da televizyonda yapılabilir.  Konuşmacı sayısının üç veya beş kişi olarak tespit edildiği açık  oturumlarda başkan önce konuyu açıklar, sonra konuşmacıları tanıtır ve  sırayla söz verir. Başkanın konu hakkında bilgi sahibi olması gerekir.  Başkan, sırasıyla ve dönüşümlü olarak konuşmacılara sorular yöneltir,  gerektiğinde kısa bir değerlendirme yapar. Tartışma boyunca tarafsız  olmak, konuşmacılara verilen süreyi dengeli bir şekilde ayarlamak,  tartışma kurallarının dışına çıkılmasını engellemek başkanın görevleri  arasındadır. Açık oturumun süresi konuya göre ayarlanmalıdır.</p>
<p><strong>PANEL:</strong></p>
<p><strong></strong> Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyiciler önünde, uzmanları tarafından tartışıldığı konuşmalara panel  denir. Panel,bir sohbet havası içince geçer.Açık oturum ile panel özellikleri yönüyle birbirlerine çok  benzerler.  Arada sadece üslûp farkı vardır.Panelden amaç bir konuda karara varmaktan çok, sorunu çeşitli  yönleriyle aydınlatmak, farklı görüşleri, farklı anlayışları ortaya  koymaktır.<br />
Panelde bir başkan bulunur. Konuşmacı sayısı 3 ile 6 arasında  değişebilir.Her konuşmacı konunun farklı bir yönünü ele alır.Dinleyiciler panelin sonunda konuşmacılara soru sorabilirler.Fakat izleyicilerin de panele katılması,paneli foruma dönüştürür.</p>
<p>SEMPOZYUM:</p>
<p>Diğer bir adı bilgi şöleni olan sempozyum, bir konunun çeşitli yönleri üzerinde, aynı oturumda, konunun uzmanı  değişik kimseler tarafından (çoğunlukla akademik konularda) yapılan konuşmalardır.<br />
Sempozyum,diğer konuşma türlerine göre daha ciddidir. Konuşmacılar, konuyu kendi ilgi alanları  açısından ele alırlar.<br />
Sempozyumun amacı konuyu tartışmak değil, uzmanları tarafından  olumlu ve olumsuz yönleriyle değerlendirilen konuya bir çözüm  üretmektir. Konuşmaların sonunda oturum başkanı, konuyu özetler ve çıkan  sonucu dinleyicilere aktarır.<br />
Sempozyumu oturum başkanı yönetir. Konuşmacı üyelerin sayısı üç  ile altı arasında değişebilir. Üyelerin konuşma süreleri genellikle beş  dakikadan az, yirmi dakikadan çok olmaz. Bilgi şöleni, konunun önemine  ve uzunluğuna göre oturumlar hâlinde, ayrı salonlarda birkaç gün boyunca  da sürebilir. Bu nitelikteki konuşmalar genellikle akademik konularda  olur.</p>
<p>MÜNAZARA:</p>
<p>Münazara bir konuda karşıt görüşleri savunan takımların fikirlerini  çarpıştırdıkları bir tartışma türüdür.<br />
münazaranın konusu, iki taraflı tartışılabilecek her şey  olabilir; ancak ağırlıklı olarak güncel sosyal ve siyasi meseleler  tartışılır. Yarışmacılar münazaranın başlamasından on beş dakika önce  tartışılacak konuyu ve hangi tarafı savunmaları gerektiğini öğrenirler.  Münazırlar bu süre içerisinde, maç esnasında aldıkları notlarla son  halini verecekleri ve sıra kendilerine geldiğinde sunacakları yedi  dakikalık konuşmalarının taslağını hazırlarlar. Sunum esnasında bu  notlardan yararlanmak serbesttir. Yaklaşık bir saat süren bu tartışma,  jüri heyetinin maç boyunca aldığı notlara dayanarak maçın sonucunu  açıklamasıyla sonlanır.<br />
Jürinin değerlendirmesini yaparken öncelikli olarak ele aldığı,  yarışmacıların argümanlarını ne kadar etkileyici sundukları değil, bu  argümanların ne kadar sağlam ve tutarlı olduklarıdır.</p>
<p>FORUM:</p>
<p>Toplumu ilgilendiren bir konunun,bir başkan yönetiminde dinleyicilerin söz hakkı alarak yaptıkları tartışmaya forum denir.Forumun amacı,konuyu farklı boyutlarla ele almaktır.</p>
<p>Forumda söz alan dinleyici ya da izleyiciler,konuyla ilgisi olmayan,özel sorulardan uzak durmalıdırlar.Sordukları sorular,açık ve kısa olmalıdır.Forum sıcak bir hava içerisinde geçmeli,tartışma kurallarına uyulmalıdır.</p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=267&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/tartisma-ve-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk</title>
		<link>http://www.keyifce.com/babilde-olum-istanbulda-ask/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/babilde-olum-istanbulda-ask/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2010 09:33:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[keyf-i edebiyye]]></category>
		<category><![CDATA[divan şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[fuzuli]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>
		<category><![CDATA[Katre-i Matem]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[leyla ve mecnun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=248</guid>
		<description><![CDATA[
Yaşamın koşuşturması arasında kayboldğum bir gündü.Farklı bir şey yapmalıyım bu akşam diyordum gün içindeki bitmek bilmeyen tempoda..
Eve geldiğimde günlerce uyumamış kadar yorgundum.Evdekilerin de ruh gibi bünyelerini görünce,farklı bir şey yapma hayalim için,bu gecenin yanlış bir gece olduğu kanısını ıspatlamış oldum.Yeni aldığım kitabımda yoğunlaşmak en güzel fikirdi:
&#8221;Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk&#8221; ,İskender Pala.
Hikayenin büyüsüne öyle bir kapılmışım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="iskender pala" src="http://img534.imageshack.us/img534/3757/iskenderpala.jpg" alt="" width="395" height="295" /></p>
<p>Yaşamın koşuşturması arasında kayboldğum bir gündü.Farklı bir şey yapmalıyım bu akşam diyordum gün içindeki bitmek bilmeyen tempoda..</p>
<p>Eve geldiğimde günlerce uyumamış kadar yorgundum.Evdekilerin de ruh gibi bünyelerini görünce,farklı bir şey yapma hayalim için,bu gecenin yanlış bir gece olduğu kanısını ıspatlamış oldum.Yeni aldığım kitabımda yoğunlaşmak en güzel fikirdi:</p>
<p>&#8221;Babil&#8217;de Ölüm İstanbul&#8217;da Aşk&#8221; ,İskender Pala.</p>
<p>Hikayenin büyüsüne öyle bir kapılmışım ki,kendime geldiğimde o dönemde yaşamadığım için hayıflanmadım diyemem!Saraylar,lale bahçeleri,kasırlar,köşkler..Ve bütün bunların içinde geçen şiir dolu,edebiyat dolu,huzur dolu,  bitmek bilmeyen sohbetler..Tüm bunların da yanısıra yaşanan aşklar,bu aşklar üzerine dökülen yaşlar,yanan ateşler;bu ateşlerle yazılan gazeller,mesneviler,kasideler..Tanrım,ne büyülü bir yaşam biçimi!</p>
<p>Kitabın ilk ilginçliği ,bir mesnevinin dilinden yazılmış olması..Hatta bir kağıdın dilinden yazılmış diyebiliriz..Fuzuli üstadın ünlü &#8221;Leyla ve Mecnun&#8221; mesnevisi bu hikayenin anlatıcısı..Daha sonraları bu mesnevinin Kays olması,yana yakıla Leyla&#8217;sını araması..Ve tüm bunların içine serpiştirilen beyitler..Hikaye ile bütünleşen bir &#8221;Babil Uzay Araştırmaları Merkezi&#8221; ve bu merkezin &#8221; 7 &#8221; ile dolu sırları..</p>
<p>Kitabın yazarı, yukarıda da belirttiğim gibi İskender Pala..Başka bir deyişle &#8221;Divan Şiirini Sevdiren Adam&#8221;.İstanbul Üniversitesinde,Divan edebiyatı dalında doktor,doçent ve profesör oldu.Diven edebiyatının halk kitlelerince anlaşılabilmesi için,makaleler,denemeler,hikayeler,gazete yazıları yazdı.</p>
<p>Ve kitabımıza geri dönersek..2003 yılında Türk Eğitim-Sen,Türkiye Yazarlar Birliği,Polis Akademisi ve Emniyet Teşkilatı ile değişik öğretim kurumlarınca yılın romanı seçilmiş..</p>
<p>Her sayfasında ayrı bir lezzet bırakan bir kitap..Ne diyelim..Ellerine sağlık!</p>
<p>fotoğraf:<a href="http://www.flickr.com/photos/19901391@N03/">flickr@hakynd</a></p>
<h1></h1>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=248&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/babilde-olum-istanbulda-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karadut</title>
		<link>http://www.keyifce.com/karadut/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/karadut/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 15:32:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[karadut]]></category>
		<category><![CDATA[mitoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=235</guid>
		<description><![CDATA[
Mitolojik bir hikaye olan karadut oldukça ilgimi çekti ve paylaşmak istedim..
Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç varmış.Kızın adı Tispe,oğlanınki Piremus imiş.Bunlar yan yana evlerde otururlarmış.Birlikte büyüyen ve çocukluklarından beri birbirine aşk besleyen bu iki gencin aileleri görüşmelerini istemez ve birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlermiş.
İki evin arasında bir çatlak varmış.Aileleri bu çatlağı bilmezlermiş.İki aşık geceleri burada buluşur,birbirlerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i41.tinypic.com/drb78z.jpg" alt="karadut" width="612" height="461" /><br />
Mitolojik bir hikaye olan karadut oldukça ilgimi çekti ve paylaşmak istedim..</p>
<p>Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç varmış.Kızın adı Tispe,oğlanınki Piremus imiş.Bunlar yan yana evlerde otururlarmış.Birlikte büyüyen ve çocukluklarından beri birbirine aşk besleyen bu iki gencin aileleri görüşmelerini istemez ve birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlermiş.</p>
<p>İki evin arasında bir çatlak varmış.Aileleri bu çatlağı bilmezlermiş.İki aşık geceleri burada buluşur,birbirlerine seslerini duyurur,aşklarını dile getirirlermiş.Bir gece ormandaki ağacın altında buluşmaya karar vermişler.Tispe ağaca Piremus&#8217;tan önce varmış.Gittiğinde avını yeni yemiş,ağzından kanlar akan bir arslanla karşılaşmış.Korkarak bir mağaraya girmiş.Farkında olmadan yolda eşarbını düşürmüş.Arslan Tispe&#8217;nin eşarbını parçalamaya çalışırken Piremus gelmiş.Gördükleri karşısında şok olan Piremus&#8217;un aklına o an gelen tek şey;arslanın sevgilisini yediğiymiş.Belinden hançerini çıkarıp göğsüne saplamış ve kanlar içinde yere düşmüş.</p>
<p>Tispe korkusunu yenerek mağaradan çıkıp ağacın altına geldiğinde Piremus&#8217;un cansız bedeniyle karşılaşmış.Ağlamaya başlayan kız Piremus&#8217;un elindeki eşarbı ve uzaklaşan arslanı görünce olanları anlamış.Tispe,hançeri alıp göğsüne saplamış ve Piremus&#8217;un cansız bedeninin üzerine yığılmış.</p>
<p>O an Tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istemişler.Bu iki aşığın öldükleri ağacı onlara adamışlar.Piremus&#8217;un kanını ağacın meyvelerine,Tispe&#8217;nin gözyaşlarını ağacın yapraklarına vermişler.O günden beri karadutun çıkmayan lekesini yaprakları temizler ve bilir misiniz dut lekesi çıkmaz;ama yaprağını elinizde ovuşturursanız Piremus&#8217;un kanını çıkarabilirsiniz&#8230;</p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=235&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/karadut/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>00:00 gece başlıyor</title>
		<link>http://www.keyifce.com/0000-gece-basliyor/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/0000-gece-basliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Apr 2010 21:10:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bybart</dc:creator>
				<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[hayat]]></category>
		<category><![CDATA[keyifce]]></category>
		<category><![CDATA[ne oldum]]></category>
		<category><![CDATA[neydim]]></category>
		<category><![CDATA[türk takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtma]]></category>
		<category><![CDATA[uçurtmayı vurmasınlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=271</guid>
		<description><![CDATA[
Saat:00:00  Bir gün daha geçti hayatımızdan.  Her geçen dakika anlamsızlığa sürüklüyor beni. Ne anlamaya, ne de anlaşılmaya. Boş geçen zamanın hesabını elbet soracak hayat. O zaman arkamıza dönüp keşke diye başlayan cümleler kuracağız.  Çıkıp etrafımıza baktığımızda zamanın ötesinden gelen kalıntılar bize yaşadığımız anları anlatacak. Bu eski akmayan çeşme, su içerdik kana kana. Hani uçurtma yapmıştı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="uçurtma" src="http://bybart.files.wordpress.com/2010/04/ucrutma.jpg" alt="" width="490" height="214" /></p>
<p>Saat:00:00  Bir gün daha geçti hayatımızdan.  Her geçen dakika anlamsızlığa sürüklüyor beni. Ne anlamaya, ne de anlaşılmaya. Boş geçen zamanın hesabını elbet soracak hayat. O zaman arkamıza dönüp keşke diye başlayan cümleler kuracağız.  Çıkıp etrafımıza baktığımızda zamanın ötesinden gelen kalıntılar bize yaşadığımız anları anlatacak. Bu eski akmayan çeşme, su içerdik kana kana. Hani uçurtma yapmıştı komşu abi kuyruğu 3 metre.  Rüzgar yokken bile uçurtmaya çalışırdık her seferinde bu sefer uçacağına inanarak. Uçurtmanın ilk havalandığında oldu uçuyor diye seviniriz ya. Rüzgarın olmadığını farkeden uçurtmanın yere doğru düşmeye başladığı o an.  Hayatın bize acı tarafını da gösterdiğini anladığımız en masum örnektir.</p>
<p>Özetlemek gerekiyor arada yaşantıyı. Neydim, ne oldum değil ne olacağım demek daha etkili olacaktır. Yaş ne olursa olsun, aslında yaşamak için geç olmadığını anlamaktır hayat.  Her yaşın güzelliğini yaşamak.  Maddeyi değil huzuru aramaktır hayat.</p>
<p>Bu yazı takvim yaprağının arkası gibi oldu dahada berbat olmadan yayınlasam iyi olacak herkese anlamsız geceler.</p>
<p>fotoğraf:<a href="http://znpzsy.deviantart.com/">deviantart@znpzsy</a></p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=271&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/0000-gece-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>selimiye&#8217;de bir akşamüstü</title>
		<link>http://www.keyifce.com/selimiyede-bir-aksamustu/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/selimiyede-bir-aksamustu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Mar 2010 23:16:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[genel]]></category>
		<category><![CDATA[edirne]]></category>
		<category><![CDATA[karaağaç]]></category>
		<category><![CDATA[meriç]]></category>
		<category><![CDATA[meyve sabunu]]></category>
		<category><![CDATA[selimiye]]></category>
		<category><![CDATA[serhat]]></category>
		<category><![CDATA[süpürgeci]]></category>
		<category><![CDATA[tava ciğeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=233</guid>
		<description><![CDATA[Akşamüstü güneşi Meriç nehrinin sularında yavaş yavaş süzülürken,tam karşıdan tüm heybetiyle ortaya çıkar Selimiye.Rüzgar naif dokunuşlarıylabir Sarayiçi&#8217;nde bir Karaağaç&#8217;ta..Hüzün ve neşenin soyut birleşimleri somutlaşıyor o dört minarenin altında..Akşam yaklaşıyor.
Selimi&#8217;yenin bahçesi ayrı bir dünya..Sırtımı dayamışım bir ağaca,ayaklarım buz gibi toprağa kavuşmanın hazzı içerisinde.Minarelerden yükselen sesle huzur buluyorum,arınıyor ruhum tüm kirliliklerinden.İnsanlar da benimle aynı duyguları paylaşıyor olacaklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akşamüstü güneşi Meriç nehrinin sularında yavaş yavaş süzülürken,tam karşıdan tüm heybetiyle ortaya çıkar Selimiye.Rüzgar naif dokunuşlarıylabir Sarayiçi&#8217;nde bir Karaağaç&#8217;ta..Hüzün ve neşenin soyut birleşimleri somutlaşıyor o dört minarenin altında..Akşam yaklaşıyor.</p>
<p>Selimi&#8217;yenin bahçesi ayrı bir dünya..Sırtımı dayamışım bir ağaca,ayaklarım buz gibi toprağa kavuşmanın hazzı içerisinde.Minarelerden yükselen sesle huzur buluyorum,arınıyor ruhum tüm kirliliklerinden.İnsanlar da benimle aynı duyguları paylaşıyor olacaklar ki bu derece kalabalık etraf..Biraz ileride ağaçlar arasında koşuşan ufaklıklar,yüzlerinde alışık olunmayan,tarifsiz bir tebessüm..Cami kapısında mesken tutmuş bir falcı teyze,maneviyatın zirve yaptığı bu mekana biraz tezatlıkla birlikte ayrı bir hoşluk veriyor..</p>
<p>Şehrin en yüksek tepesi burası..Selimiye..!Bahar aylarında ayrı bir ruh var burda..Selimiye&#8217;nin hemen altındaki Arasta&#8217;dan süzülüp gelen meyve sabunu kokusunu çekiyorum derin derin..Bu kokuyla şehrin gerçekten büyülü olduğuna inanmaya başlıyorum..</p>
<p>Biraz ötede kalabalık bir grup..Başka bir şehirden gelmişler muhtemelen,şehre yabancı oldukları her hallerinden belli.Şaşkın gözlerle etrafı inceden inceye süzüyorlar.Tava ciğercilerin gözleri kafilenin üzerinde..Ee Edirne&#8217;ye gittim de bir tava ciğeri yemedim derlerse ayıp zaten..</p>
<p>Güneş usul usul Meriç nehri ile vedalaşıyor.Sokak lambaları yanmaya başladı,insanlar evlerine doğru koşturmaya başladılar.Çocuklar oyununu binbir zorlukla bırakıp eve girme telaşında..Bense Edirne&#8217;ye son bir kere daha bakabilmenin buruk sevincini yaşıyorum..Aynalı süpürgelerin pırıltıları,meyve sabununun sihirli kokusu..Hatta kokusundan nefret ettiğim tava ciğeri..Selimiye&#8217;yi arkamda bırakıp gidiyorum güneşin battığı yere doğru..</p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=233&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/selimiyede-bir-aksamustu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yağmuru hissetme zamanı</title>
		<link>http://www.keyifce.com/yagmuru-hissetme-zamani/</link>
		<comments>http://www.keyifce.com/yagmuru-hissetme-zamani/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Mar 2010 22:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hayalperestim</dc:creator>
				<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[hissetmek]]></category>
		<category><![CDATA[keyif]]></category>
		<category><![CDATA[sağanak]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.keyifce.com/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[yabancı kalamayacak kadar yakınım uzaklarına
dilimde senden kalan hissizliğin buruk tadı..
şimdi ne zaman aşktan bahsetseler
rüzgarı hissediyorum ılık ılık..
şimdi bana yağmuru hissettirme zamanın!
tüm mesafeleri sil haritalardan..
ben kayboldum cevaplarımda..
ayak izlerimin ağırlığı zihnimde
boş dehlizlerde yitirilmiş umutlarım..
şimdi gel ve bana yağmuru hissettir..
olmayan bir hissizliğin varlığında
yok et tüm varlığımı..
dünüm, yarınım ,
yokoldu  yokluğunda tüm benliğim..
titreyen ellerim
zamanı durdurma çabasında.
biten yollara,geçen yıllara inat umutsuzluğum..
ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yabancı kalamayacak kadar yakınım uzaklarına<br />
dilimde senden kalan hissizliğin buruk tadı..<br />
şimdi ne zaman aşktan bahsetseler<br />
rüzgarı hissediyorum ılık ılık..<br />
şimdi bana yağmuru hissettirme zamanın!<br />
tüm mesafeleri sil haritalardan..<br />
ben kayboldum cevaplarımda..<br />
ayak izlerimin ağırlığı zihnimde<br />
boş dehlizlerde yitirilmiş umutlarım..<br />
şimdi gel ve bana yağmuru hissettir..<br />
olmayan bir hissizliğin varlığında<br />
yok et tüm varlığımı..<br />
dünüm, yarınım ,<br />
yokoldu  yokluğunda tüm benliğim..<br />
titreyen ellerim<br />
zamanı durdurma çabasında.<br />
biten yollara,geçen yıllara inat umutsuzluğum..<br />
ve takvim tutmaz ,durmak bilmez,<br />
sınır tanımaz,umursamaz,<br />
utanmaz bir duygu var<br />
paramparça hayatımını bütünleyen..<br />
şimdi bana yağmuru hissettir..<br />
yitip giden günlerim,etrafa saçılan kelimelerim<br />
ve titreyen ellerim..<br />
bozbulanık sularımda geçmişten kalan gölgelerim<br />
şimdi yağmura karışmak zamanı.<br />
çağla sularımda,karış toprağıma..<br />
kirli sularıma bir damla daha yağmur<br />
bir damla daha ekle bana..<br />
gel,<br />
gel ve yağmuru hissettir bana&#8230;</p>
<img src="http://www.keyifce.com/?ak_action=api_record_view&id=246&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.keyifce.com/yagmuru-hissetme-zamani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
