keyifce

yaptığın işten keyif al

Advertisement

Author Archive

adamın biri, neyse…

By bybart on Ağustos 12, 2011

Keyfim yerinde değilken keyifce aklıma geldi. Adamın biri bir gün diye başlayan hikayelere konu olmuş kişi, adam sıfatını kazandığı için mutlu olmalıdır bence. Adam olmak günümüzde çok farklı anılabilir. Adam gibi yürekli ol diyen Serdar Ortaç’ta farklı bir vurguda bulunmuştur. Askerden gelmeyene kız verilmez denirmiş eskiden öyle adam sayarlarmış. Günümüzde durum böyle değil tabii artık adam olmuş tanıdığı olanlar adam yapılıyor. Doğuş’un dediği gibi “Babadan oğula nesil herhalde bunlar”. Adamın biri bir gün gidiyormuş çok zengin olmuş. Bu mudur hikaye? Nedir zenginlik? En asil duyguların insanı olabilmiş mi? Bir tatlı huzur almaya gelebilmiş mi kalamıştan? Nedir bu soru işaretleri bu kadar? Soru işaretleriyle hayat mı geçer? Cevapla ulan şu soruları.   Neyse bi ara cevaplarım. En son alıntım Ceza’dan yazarım ben kalemim dik, neyzen dedi kalk hepsini…

bybart-beyin istifrası

Popularity: 1% [?]

sevgi tuşu

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç

vaktiniz yok¦ “Fast live”, “fast food”, “fast music”, “fast love”..
Dikte ettirilen “yükselen değerler”, “in” ler, “out” lar…

Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir

pencere ardında bitecek hepsi
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar¦
Size sesleniyorum¦
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten, ya da hangi
program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini ?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?…
içinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille
arkadaşlarınıza?

Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?¦
öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?…
Ya da Geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman Doğayı
bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın
tomurcuklandığını Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız
arasında ?…
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda ?..
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız
mı yetmiyor?
Hayat ıskalamayı affetmez !!!
Keşkelerle, tühlerle baş başa kalmadan önce.
(ne acı ve ne çelişkidir ki böyle bir yorumu yine bilgisayardan
iletiyorum…)

Müşfik Kenter

Popularity: 1% [?]

çiğsin dediler

By bybart on Mayıs 13, 2010

Gençlik ateşini söndürebilir mi sıkıntılar? Varsın olsun hayatım zindan.  İşsizlik, sevgili, hastalık, kavga, gürültü geçiyor hayat.  Geziyorum kafama göre hayatın tadına var, eğlen coş.

Ne işsizlik beni çökertebildi. Ne de yaşadığım sıkıntılar. Kalifiye olamadım hiç bir işimde aşkta da,günlük yaşamda da. Etrafıma bakıyorum da  olumlu,olumsuz konuşan çok. Herkes bir öğüt veriyor aslında hiç duygu yok. Adam bana anlatıyor ama sanki konuşuyor duvara. Kulağım onda ama aklım başka tarafta. Herkes kendi derdinde, her koyun bacağından asılır. İyilik yapar gibi görünüp aslında sinsilik yapılır. Fayda gelmeyecek yere kimse yapmıyor yardım. Bu yazımdada içimden geleni yazdım. “Hamdım piştim” yandım, çiğsin dediler.

Popularity: 1% [?]

00:00 gece başlıyor

By bybart on Nisan 14, 2010

Saat:00:00  Bir gün daha geçti hayatımızdan.  Her geçen dakika anlamsızlığa sürüklüyor beni. Ne anlamaya, ne de anlaşılmaya. Boş geçen zamanın hesabını elbet soracak hayat. O zaman arkamıza dönüp keşke diye başlayan cümleler kuracağız.  Çıkıp etrafımıza baktığımızda zamanın ötesinden gelen kalıntılar bize yaşadığımız anları anlatacak. Bu eski akmayan çeşme, su içerdik kana kana. Hani uçurtma yapmıştı komşu abi kuyruğu 3 metre.  Rüzgar yokken bile uçurtmaya çalışırdık her seferinde bu sefer uçacağına inanarak. Uçurtmanın ilk havalandığında oldu uçuyor diye seviniriz ya. Rüzgarın olmadığını farkeden uçurtmanın yere doğru düşmeye başladığı o an.  Hayatın bize acı tarafını da gösterdiğini anladığımız en masum örnektir.

Özetlemek gerekiyor arada yaşantıyı. Neydim, ne oldum değil ne olacağım demek daha etkili olacaktır. Yaş ne olursa olsun, aslında yaşamak için geç olmadığını anlamaktır hayat.  Her yaşın güzelliğini yaşamak.  Maddeyi değil huzuru aramaktır hayat.

Bu yazı takvim yaprağının arkası gibi oldu dahada berbat olmadan yayınlasam iyi olacak herkese anlamsız geceler.

fotoğraf:deviantart@znpzsy

Popularity: 1% [?]

kafama göre

By bybart on Mart 25, 2010

Gemide düzen bozuluyor. Baharın enerji depoladığı günlerde bile bunalabiliyor insan. Böyle güzel ortama sahipken sıkıntıya girmek daha da karartıyor adamın içini. Neyi ne için yaptığımı, ya da neyden ne için vazgeçtiğimi anladığımda çok geç olacak. Kafam yine her zamankinden karışık. Ben yine de bildiğimi okuyorum. Aslında okumuyorum da okuyormuş gibi yapıyorum.  Boşa giden bir ömrün ilk çeyreğini doldurduğumu hissediyorum.

Artık  kafama göre yazmaya başladım.  Duymayanlara duyrulur.

fotoğraf:adnrey@deviantart

Popularity: 1% [?]

keyif pezevengi

By bybart on Mart 18, 2010

Keyfimize göre yaşayıp akşam nerde daha güzel eğlenilir onu tartışıyoruz.  Bi yerden sonra bu bile keyf vermiyor adama.  Böyle olmamalı diye bir soru işareti beliriyor kafamda. Nedir bu noktalama işaretlerinden çektiğim yok kafamda ünlem belirir, yok 3 nokta.  En çok zamanımı  nasıl boş geçirdiğimi anladığım koyuyor bu boşlukta.  Yan gelip yatmaya meyilli bir hayatın bıkkınlığını taşıyorum.

Aslında çalışırken insan hep bunu özler. Şöyle yellenerek yatayım anasını satayım diyerek. Herşeyin fazlası zarar demiyorlar boşuna.  Keyfim benim kahyam olmuş,  sosyalliği bile net üzerinden yapar olmuşuz. Yaymışız koltuğa kendimizi parası olan yapıyor keyfini. Olmayanın da hep aynı mantık koca dünya yat anasını satıyım.

fotoğraf@deviantart

Popularity: 1% [?]

Henüz tam manasıyla kavramasamda, kendime  blogcular arasında yaygın olan friendfeed ve twitter hesabı oluşturdum.  sitenin sağ tarafındaki henüz tam olarak Türkçeleşmemiş eklenti yardımıyla twitter hesabımın son tweet’leri gözükmekte.

Bakalım açılım modası bizi açacak mı ?

adresler:

twitter.com/bybart
friendfeed.com/bybart
facebook.com/bybart

Popularity: 1% [?]

ekran memuru blogunda gezerken çok güzel bir konuya rastladım Beat It vs. Eat It adlı konuya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Konuda “Weird Al” Yankovic ‘ten bahsedilmiş.Weird Al en kolay özetle onların Gökhan Semiz ‘idir. Gökhan semiz nasıl  cant touch this‘ i bana dokundur yapmışsa Weird Al’ da o şekilde şarkılar yapmaktadır.

wikipedi şöyle demiş: Alfred Matthew “Weird Al” Yankovic (d. 23 Ekim 1959), ABD’li şarkıcı, müzisyen, satirist, parodist, şarkı yazarı, akordiyonist ve televizyon yayımcısı. Yedinci doğum günü’nden önce aldığı akordiyon kurslarından beri 12 milyon’dan fazla albüm satmış ve 150′den fazla parodi ve orijinal şarkı kaydetmiştir [kaynak belirtilmeli]. Çalışmaları ABD’de ona birçok ödül kazandırmıştır. Youtube’da Smells Like Nirvana isimli klibinde Smells Like Teen Spirit ile dalga geçmekte.

Weird Al şarkılara alaylı versiyonlarla mizahi bir bakış açısı ile yorumlayıp seksenlerden günümüze dek albüm yapmaya devam etmiş.

Michael Jackson, Weird Al’ın şarkılarını çok sevdiği için beat it klibinin setini kullanmasına izin vermiştir. O yüzden eat it’in klibi beat it klibinin mükemmel bir parodisidir. (ekşi sözlük)

Aşağıdaki videolardan üstteki Michael Jackson Beat It alttaki ise şarkının Weird Al Yankovic versiyonu Eat It.
Beat It

Eat It

ekran memuru konunun tamamı: Beat It. vs Eat It
“Weird Al” Yankovic: Myspace
“Weird Al” Yankovic:İmdb
“Weird Al” Yankovic: Twitter

manşet resmi:deviantart@Crispy-Gyps

Popularity: 1% [?]

blog dünyası

By bybart on Eylül 13, 2009

keyifce.com ile daha önceden zaten tanışmış olduğumuz blog dünyası ile ciddi bir buluşma yapmaya çalıştık ama henüz başaramadık. bazı sloganlar ile moral bulmaya ve yazmaya çalışıyoruz. genel bir blog olarak 3-5 konu bulup yorumlamaya çalışıyoruz.

blog yazmak gerçekten de özveri istiyormuş bunu anlamamı sağladı keyifce.
sık güncelleyemediğimiz ama belli başlı konularda karar kıldıktan sonra rayına oturtacağımız bir oluşumdur keyifce. bir aksilik olmazsa daha iyiye doğru gideceğiz. şimdilik blog dünyası ile platonik takılmaya devam edeğiz. platoniğin saflığıyla : )

Popularity: 80% [?]

çalışmak mutluluktur

By bybart on Eylül 10, 2009

Yenibiris.com kariyer sitesinin gaz vermek için gözümüze iliştirilen özlü sözlerinden biri “çalışmak mutluluktur”.

İş arama aşamalarında sıkça kullanılanlar; gazetelerin seri ilanları, çevreden duyulan yerlere gidip başvuruda bulunmak, internetteki kariyer sitelerinden arama yapmak.

Sevdiğimiz işi yapmak mutluluktur.  Çalışan adamın mutlu olmaması için de bir çok sebep var. Çalışan mutlu olmayabilir, hele bu krizde iş arıyorsan aradığın işi direkt bulamayabilirsin. İş arama kısmını geçtim diyelim ,ihtiyaçtan dolayı bir işe girdin, bu işte bir sürü sorunla ve uygunsuzlukla karşılaşıyorsun.  Bir örnek: full time anlayışı. Full time çalışmak denince aklınıza ne geliyor?  Part time ve full time diye 2 seçenek yok mu zaten?Neden 8 saat yerine 12 saat çalıştırılmaya kimse itiraz edemiyor? Neden günü kurtaracak sosyal güvencesiz bir iş  bize yetiyor?  İş ilanlarında “+sigorta,+yol” gibi maddeler ekleniyor sigorta neden arti? Sigortasız işçi çalıştırmak zaten yasak değil mi?  Sorun nerde? Sorun Biziz…

Kalifiye Eleman Olayı

Kalifiye,işini bilen elemana aç bir piyasaya sahip olduğumuz söyleniyor. Bir meslek dalında,bir meslek dalının alt bölümünde uzmanlaşmış eleman az sayıda. Herkesin her konuda biraz bilgisi ve söyleyeceği birşey var. Bizim arkadaş olayı vardır.” Evet şunu şunu da yaparmısın?.” ”Yok onu yapamıyorum zaten o benim alanım değil, ben sadece şunu yapabiliyorum.” Biri ordan yırtık dondan çıkmış pipi gibi fırlar ”Bizim arkadaşta ordan mezun ama şunu da yapıyor.”

Çağırda o yapsın o zaman andaval.

Kalifiye eleman olmak özveri ve tecrübeyle eşdeğer. Bir meslek yüksekokulu okuyorsanız genelde, mezun olduktan sonra çalışacağınız iş yerlerindeki her işi öğrenmezsiniz. Kendinizi o alanda çalışan yerlerde bir şekilde bulunarak eğitmeniz gerekiyor. Gerek iş akışı, gerek pratik alışkanlık konusunda kişinin kendi kendini eğitmesi şart. Bunu yapan da çok az var, sanırım sorun burada daha net belli oluyor. Etrafınızdaki MYO mezunlarından kaç tanesi kendi alanında ki işi yapıyor bir baktığınızda daha net göreceksiniz sorunu.

Elemanının haklarını yemeyen ve olması gereken şartları sağlayan işverene zor rastlanıyor.  Haklarını alamayan kişi hakkını aradığında beğenmiyorsan çalışma cevabıyla karşıyor. Zaten onun yerine olmayan hakları kabul ederek çalışacak eleman bol  bulunuyor ülkemizde.

İyi bir iş

Anneler hep isterler oğlum iyi bir işe girsin.” İşte kpssden şu kadar puan yaptı memurluğa yerleşti.”,” Masabaşı iş gibisi yok.”,” Kızım anaokulu öğretmeni.”  Aile bireylerinin topluma mal olmuş iyi bir iş tanımları var. “Devlete götü dayamak” tabiriyle kamu çalışanı olmak, ordu veya emniyet mensubu olmak da popülerdir. Aile saadeti işte evladı rahat etsin istiyor.

Kazanmak mutluluktur.  Kazandığın parayla alışveriş yapmak, parayı biriktirmek, kendini geçindirmek güzel şeydir.  Keşke iyi bir işim olsa da bende çalışsam, kazansam.

Yenibiris.com’a düzelterek katılıyorum.  İyi bir işte çalışmak mutluluktur.

İş arıyorsanız göz atmanız gereken kariyer siteleri:
www.yenibiris.com
www.kariyer.net
www.secretcv.com
www.monster.com.tr(yurtdışı ağırlıklı)
www.elemanonline.com

Popularity: 1% [?]